14 Nisan 2008 Pazartesi

Gözde


Sen bir şairsin bilmesende;
Mısralarında yer kapmak ister herkes
Hissetmeden yüzerken gönül denizinde
Yorgun düşer şiir olursun.
Çok uzaklardan gelen bir ses
Kalemine konar ve ben olurum.

Sen bir abidesin bilmesende;
Hiç bir ressam kalem tutamaz
Okyanus gözlerinin önünde
ve kalpler sana tutkusuz duramaz
istesende, istemesende.

Sen bir yağmursun İstanbul'da;
Yere düşerken damlaların,
Bereketi olursun bu diyarın
ve toprakta biz oluruz
seninle yoğruluruz, bu yanlızlıkta.

Sen bir ilaçsın, anlamasanda;
Uyuşturursun derinden yavaş yavaş.
Sırt üstü uçan bir kuş gibi oluruz
ve ellerinde oluruz ayyaş.
Bazen de hasta bedenlere şifa olursun.
Bir gülüşünle sadece, bilmesende.

Sen bir taçsın, görmesende;
Gücün simgesini ellinde tutarsın
ve bilmessin ne işe yarayacağını.
Bazen unutursun kafandakini
Belirsizliğin karanlığına düşersin.

Sen bir gösterisin gönüllerde;
Festival gibi coşkuyla geçer
Her dakika seninle.
Sonra oturup düşünürüz
Daha ne kadar eğlenebiliriz diye?

Sen bir boğazsın bilmesende;
Ayırırsın bazen yürekleri
Anadolu ve Avrupa gibi
ve birleştirirsin bazen
sen ve ben gibi.

Sen bir dünyasın gözlerde;
Çevreni kendine benzetmenle.
Ana bağı gibi gelirsin,
Şefkatli ve cömert
Senin yanında olan
Sana bağlı yüreklere.

Sen niye bilmezsin bu diyarların hâkimi olduğuna?
Boş yalan mı gelir acaba bunlar.
Gerçeğin kazıdığı acı damgalarla
Kaçarsın gülüşlerin meleği
Biz sahip ruhlarla birlikte,
Kaçarsın sahip olduklarından.

İstanbul'umun anlamı,
Bak derinlere bilmediğin her şeye
Yaşamlara bak, değiştirdiklerine.

Bulacaksın bu umutsuzluğun içinde olsan bile
Yıldırım gibi çakacaksın; sonra yağmur,
Kelimeler doğacak ruhundan; sonra şiir,
Gözlerin parlayacak sonsuzlukta; sonra sevinç,
ve gururla yükselecek;
sonra Dünya olacaksın...

Binicik Kardeşine!
25.04.2007 13.16

Hiç yorum yok: