31 Mayıs 2008 Cumartesi

Bekle...



I.

Beklerim,
Zamanın önemi olmadan.
Şafağı bekleyen bir erim,
Şafağım da sensin.
Ama;
Neden uzak durursun benden
Kamçılanarak taşıyorum,
O tanrılara layık güzelliğini zaten.

Lütfen;
İzin ver de karışayım kokuna.
Yaşayayım her santiminde.
Bedenimin de yangını sönsün,
Ya da ikimiz yakalım.
Ne fark eder?
Arzularım sendeyken
ve sen üzerindeyken göğün,
Ne fark eder ki?
Bu yorgun ruhun haykırışı.

Sen benim;
Toprağım,
Yağmurum,
Ve İbadetim oldun.
Niye beklemeyeyim ki seni?
Elindeyken yaşama sevincim.
Ben umutlarımı koymuşken,
Tutamadığım ellerine.
Nereye kaçabilirim ki?
Söylesene meleğim.
Söylesene...

İsmail Andaç Iltar
01.06.2008 02.06

II.

Biraz varsa damarlarımda alkol
Yavaşça uzanırmış gibi gelir,
Güvenip tutunacağım bir kol.

Sarılırım ona,
Hiç yapmadığım cesaretle,
Sarılırım.

Ve hiç hissetmediğim hasretle,
Beklerim.
Tutuşarak,
Kırmızı iki yanak,
Ve yorgun bir bedenle,
Yanına uzanmayı beklerim...

İsmail Andaç Iltar
29.05.2008 00.45

Hiç yorum yok: